Önceleri çok anlamadım ve itiraf ediyorumki hala anlamadım:)Arkadaşım Müge tarafından mimlenmişim.Severek takip ettiğim bloğu http://mugeninlistesi.blogspot.com/ da beni mimlemiş.
1)Yemek olsam ne yemeği olurdum?
İçerisinde et ve yoğurtlu sos olan herşey.Mantı,iskender,beyti...
2)Müzik aleti olsam ne olurdum?
Tabiki yan fülüt.
3)Araba olsam ne olurdum?
Peugeot 307.
4)Aylardan hangisi olurdum?
Benim mevsimim sonbahar.Ayımda tam ortası Ekim olsun.
5)Ayakkabı olsam hangisi olurdum?
Tabiki rahatına sonsuz düşkün olan ben Tiger olurum ancak:)
6)Kıyafet olsam hangisi olurdum?
Yine rahatlık diyeceğim pijamalar gelecek aklınıza.Kokoşluktan hoşlanmam,yaşımı da göstermem entelim ben entel.
7)Renk olsam hangisi olurdum?
Mor.
8)Hayvan olsam hangisi olurdum?
Hiçbiri olasım gelmedi yaa hayvanlık zor iş,insanlar seni sömürsün dursun!Bana göre değil:)
9)Şu an okuduğum kitabın 137.sayfasında ne yazıyor?
Aceleci,sabırsız,kıpır kıpır ve kafası kolay dağılanlar için dikkat ve öğrenme hakkında bilgiler.Yankı Yazgan Düşe Kalka Büyümek.
Mügecim teşekkürler.Güle güle yazmaya devam et.
Bende Mimliyorum http://tamzamanlianne.blogspot.com/ Derya'yı:))
23 Nis 2012
22 Nis 2012
Evlat
Duyduğunda garip bir kelime işte : Evlat! Nedir yaşamımda yeri neresidir tarifsiz.Zaten hep böyle büyütülmedikmi? ' İleride anne-baba olun anlarsınız ' diye vurmadılar mı başımıza bangır bangır.Evet anne oldum şimdi(şükürler olsun).Evet anlıyorum şimdi ama annem gibi değil kendim gibi.Kendimde eksik gördüklerimi yaşatmaya çallıştım hep daha hayatı algılayamayan oğluma ve inşallah yaşatmaya devam edeceğim.Bu sadece ihtiyaçlarını almak yada beslenmesine dikkat etmek değil.Ruhunu beslemek,geleceğini işlemek ince ince.Çevremdeki insanların bazısı yadırgıyor , kibirli görüyor anneliğimi ;kimide vaybe diyor biz bilmezdik bu yaştaki çocuğa bunların yapılacağını.Ama ben hiçbirine aldırmıyorum.
Kendim hakkımda kazandığım en büyük şey kesin ve korkusuz olmak.Eskiden hep arada kararsız kalırdım.Şimdi daha kesin herşey.Eskiden ürkektim o ne der bu ne düşünür diye.Şimdi arkasındayım düşündüklerimin.
Evet evlat!Gün gelip büyüdüğünde bu satırları okursan eğer,bilki sen bir ümit oldun bana.Oysa ben hep son vagona el sallayan sancı gibi hissederdim kendimi.Sevgin anlatılamayacak çoklukta.Gülen gözlerine baktığımda,ANNEM dediğinde bana damarlarımda akan kan bile coşmakta.ve sen oğlum tam 496 gündür gözümün bebeğinde,aldığım her nefesimde , kurduğum her cümlemde , yaşadığım her saniyemde öznemsin.Yeşil eriğim,siyah zeytinim,kara üzümüm,tosun paşam,güdüğüm,sevdiğim küçük adam.Allah bahtını açık etsin.Seni bize bağışlasın.Allah kimseyi evladıyla sınamasın.Sensiz tek saniyem olmasın.
Kendim hakkımda kazandığım en büyük şey kesin ve korkusuz olmak.Eskiden hep arada kararsız kalırdım.Şimdi daha kesin herşey.Eskiden ürkektim o ne der bu ne düşünür diye.Şimdi arkasındayım düşündüklerimin.
21 Nis 2012
3B
Yine gizemli bir başlıkla karşınızdayım.Şimdi 3G neysede 3B neyin nesi diyeceksiniz.3B kader arkadaşları demek.Bora'nın arkadaşları.Düşündükçe belki tesadüfler üretmeye çalıştığım,hep mucizelere bağladığım ama hep kıyamadığım oğlumun kader arkadaşları.
İlki Bora'ydı bu serüvenin.Yarık damakla yaşama başlayan.Sonra B(kız) geldi peşinden bana bu bloğu kurduran.Şimdide B.cuk.Üçüde Ankarada,üçüde aynı doktor ve hastanede ve inşallah üçüde artık veda etmekte.Sıra B.cukta diyorum çünkü onun ameliyatı yaklaştı.Hep heyecan içerisindeyiz.B. için dualarda gönlümüz dilimiz.Ama yetmiyor benim için ve eşim için.Yanında olmak istiyoruz B. ve ailesinin.
Kelimelerle ifade edemeyeceğim duygular içersindeyim.Bir hayalim var gerçek olmasını istediğim,bir gün 3B nin yanyana gelipte zamanı paylaşması.O kare şimdiden gözümde,gönlümde.
Darısı yarık damak ve dudaklı tüm bebeklerle beraber şifa bekleyen tüm bebeklere.
İlki Bora'ydı bu serüvenin.Yarık damakla yaşama başlayan.Sonra B(kız) geldi peşinden bana bu bloğu kurduran.Şimdide B.cuk.Üçüde Ankarada,üçüde aynı doktor ve hastanede ve inşallah üçüde artık veda etmekte.Sıra B.cukta diyorum çünkü onun ameliyatı yaklaştı.Hep heyecan içerisindeyiz.B. için dualarda gönlümüz dilimiz.Ama yetmiyor benim için ve eşim için.Yanında olmak istiyoruz B. ve ailesinin.
Kelimelerle ifade edemeyeceğim duygular içersindeyim.Bir hayalim var gerçek olmasını istediğim,bir gün 3B nin yanyana gelipte zamanı paylaşması.O kare şimdiden gözümde,gönlümde.
Darısı yarık damak ve dudaklı tüm bebeklerle beraber şifa bekleyen tüm bebeklere.
9 Nis 2012
Yeni Yenilikler
Uzun zamandır aklımdaydu benim.E. her Ankara'ya gittiğinde arar.Bora'ya hangi oyuncağı alalım diye.İmaginariumdaki beğendiğimiz legolar kalmayınca birden masa takımı geldi aklıma.Baba doğru Ikea'ya.Masa takımı ve yeni bir oyuncak.Bora bayıldı ikisine de.Kitaplar artık masada okunuyor.Boya takımımız da hazır.Sanat eserlerimizi paylaşacağız sizinle.Şiddetle tavsiye ederim her ikisinide.
Mami
Evet ilk başta bana mami dediğini düşünebilirsiniz.Bende öyle düşündüm.Çocuk bir kaç gündür mami mami diye dolanıyor.İngilizce öğretmenimiz P'ye söyleyip alay etmişliğim olmuştur yani.Meğer yavru kuşun derdi maviymiş.Bugün ortaya çıktı.Mavi küpünü eline almış mami mami diye bağrıyor.Uzun lafın kısası Bora'nın ilk rengi mavidir mavi.
7 Nis 2012
Karmaşık
Sabah bir sıkıntıyla uyanıyorum ve daha ilk tenefüs telefon geliyor.Ağlayan bir kadın eşinin vefat ettiğini E.'yi kimseye vermememi,mümkünse oyalamamı rica ediyor.Okul çıkışına kadar E.'nin başında nöbet tutuyorum akşama kadar.Densizin biri gelipte işte babası ölen çocuk bu demesin diye.Okul çıkışı bize getiriyorum.Çünkü annesi daha hastaneden gelmedi -beklemeliyim.E. buruk,durgun.Sürekli geldiği ev ama şimdi niçin?zamansız.Sorguluyor biliyorum.18:00 da telefon geliyor.Okul müdürüm.Hocam geldiler çocuğu istiyorlar,diyor.
Kurbanlık koyun gibi Borayı bir arkadaşa bırakıp düşüyoruz yola.E.heyecanlı.Öğretmenine yeni evlerini gösterecek.Kalabalık gözüküyor.Ve yaklaştıkca da cenaze arabası.
-Aaaaa kim ölmüş acaba diyor E.şaşkınca!Ben işte o an başlıyorum artık tutamıyorum.Kalabalığı yarıp annesine ulaşmak için eve giriyorum.Anne kim öldü diyor?öğreniyor.Annesi düşündüğümden daha sakin,inançlı ,metanetli.Çünkü iki çocuk var ümidinde:Biri dokuz biri dördünde.Oğlum diyor babanı kaybettik,ama senden bir ricam var.Baban için dua et olur mu?Allah çocukların duasını kabul edermiş.Allahım babamı cennetine kabul et de!
E. başlıyor ağlamaya,Hıçkırarak,omuzlarını çeke çeke...Babasını görmek istiyor,bırakmıyorum.Bir odaya kapanıp beraberce ağlıyoruz.Çünkü rahat bırakmıyor kimse çocuğu ,her kafadan bir ses.Annesi yine rica minnet ağıt yakanları susturmaya,çocukları için güçlü olmaya çalışıyor.Çünkü o ANNE!
Bırakıp çıkıyorum çünkü aklım Borada.Ağlayarak bir sigara içiyorum yolda.Olmuyor unutamıyorum,çaresizlik yaşıyorum.Ben bu yaşımda korkarken ailemle ilgili kayıpları düşünmekten,E. bütün ömrünü yarım bir tarafıyla yaşayacak.
Bugün okuldayım ama isteksiz. Ders ortasında kapı açılıyor ve E. koşarak sarılıyor.Yine ağlaşıyoruz.Cenaze için oyalama turuna çıkmışlar.Yakasında yine babasının resmi.Ben şimdi ne yapacağım öğretmenim?diyor.Usulca anlatıyorum.O anlıyor.Çünkü o gerçekten olgun bir çocuk.Ama işte ÇOCUK o.
Aliminyum fabrikasında çalışmış babası zamanında.Ciğerlerini tüketen o olmuş.Beş yıldır hasta.E.nin tabiri:Hastalıktan bıktım ben öğretmenim,doktor falan olmam.İşte sebeplerle beraber insanı ölüme sürükleyen neden.Şimdi bir taraftan aklım annede,bir taraftan çocuklar.Yaşanılan yer öyle iğrençki cenazede şu az ağladı,şu çok ağladı dedikodusu bile yapılıyor.
Anlatılamayacak kadar yoğun duygularım.Ben ki ilk kez bir cenaze evine gitmiş insanım.Yansam ne fayda bilirim.Ölene rahmet,kalanlara sağlıklı uzun ömürler dilerim.Sağlıkmış sade gerisi yalan...
Kurbanlık koyun gibi Borayı bir arkadaşa bırakıp düşüyoruz yola.E.heyecanlı.Öğretmenine yeni evlerini gösterecek.Kalabalık gözüküyor.Ve yaklaştıkca da cenaze arabası.
-Aaaaa kim ölmüş acaba diyor E.şaşkınca!Ben işte o an başlıyorum artık tutamıyorum.Kalabalığı yarıp annesine ulaşmak için eve giriyorum.Anne kim öldü diyor?öğreniyor.Annesi düşündüğümden daha sakin,inançlı ,metanetli.Çünkü iki çocuk var ümidinde:Biri dokuz biri dördünde.Oğlum diyor babanı kaybettik,ama senden bir ricam var.Baban için dua et olur mu?Allah çocukların duasını kabul edermiş.Allahım babamı cennetine kabul et de!
E. başlıyor ağlamaya,Hıçkırarak,omuzlarını çeke çeke...Babasını görmek istiyor,bırakmıyorum.Bir odaya kapanıp beraberce ağlıyoruz.Çünkü rahat bırakmıyor kimse çocuğu ,her kafadan bir ses.Annesi yine rica minnet ağıt yakanları susturmaya,çocukları için güçlü olmaya çalışıyor.Çünkü o ANNE!
Bırakıp çıkıyorum çünkü aklım Borada.Ağlayarak bir sigara içiyorum yolda.Olmuyor unutamıyorum,çaresizlik yaşıyorum.Ben bu yaşımda korkarken ailemle ilgili kayıpları düşünmekten,E. bütün ömrünü yarım bir tarafıyla yaşayacak.
Bugün okuldayım ama isteksiz. Ders ortasında kapı açılıyor ve E. koşarak sarılıyor.Yine ağlaşıyoruz.Cenaze için oyalama turuna çıkmışlar.Yakasında yine babasının resmi.Ben şimdi ne yapacağım öğretmenim?diyor.Usulca anlatıyorum.O anlıyor.Çünkü o gerçekten olgun bir çocuk.Ama işte ÇOCUK o.
Aliminyum fabrikasında çalışmış babası zamanında.Ciğerlerini tüketen o olmuş.Beş yıldır hasta.E.nin tabiri:Hastalıktan bıktım ben öğretmenim,doktor falan olmam.İşte sebeplerle beraber insanı ölüme sürükleyen neden.Şimdi bir taraftan aklım annede,bir taraftan çocuklar.Yaşanılan yer öyle iğrençki cenazede şu az ağladı,şu çok ağladı dedikodusu bile yapılıyor.
Anlatılamayacak kadar yoğun duygularım.Ben ki ilk kez bir cenaze evine gitmiş insanım.Yansam ne fayda bilirim.Ölene rahmet,kalanlara sağlıklı uzun ömürler dilerim.Sağlıkmış sade gerisi yalan...
1 Nis 2012
Bora 16 Aylık
Borakuş 16.ayınada gelmiş.Neler yapmış,neler!Aklımda ben bile tutamıyorum artık.Kesinlikle bu ayın tek bir cümlesi var:
'O artık bir çocuk,kesinlikle bebek değil!'
*Bütün organlarını,vücudunu biliyorsun,gösteriyorsun.Artık sormuyorum saçın nerde,kaşın nerde diye?Biliyorum sıkıldın.
*Şekilleri de öğrendin.Üçgen,kare,daire,yıldız,ay,kalp ve altıgen.
*Dil gelişimin iyi sanırım.Birçok şeyi papağan gibi tekrar ediyorsun.En komiği papağan.Papağan:baban!

*Bu ne hayvan sevgisidir anlamadım.Nihayet hava ısındı.Dışarı çıkıyoruz beraber.Sen ya arabaları takip ediyorsun,yada karşına çıkan kedi,köpek,tavuk,horoz... bunların peşinden gidiyorsun.Patpatlara ayrı bir ilgin var itiraf edeyim.Patpat ne mi?Karadenizin yerel!aracı,lombardin.Şahsen ben nefret ediyorum.
*Evde duramaz oldun artık.Biliyorum sıkılıyorsun ama malesef şimdi kar bitti,yağmurlar başladı.Bazen okulun bahçesine,bazende ilçeye parka götürüyoruz seni ama mahrumiyet içime sinmiyor senden ötürü.
*Oyuncaklara ilgin iyice azaldı.Baban her hafta Ankara'dan yeni bir seçenekle geliyor.Yeni seçenekler:
Artık arabalarını ayırabiliyorsun.İtfaiye buralarda yolları sulayan bir araç ve sen sesi duyar duymaz pencere kenarında yerini alıyorsun.İtfaiye onun için.Diğer puzzle gereksiz biliyorum.Sen artık daha zorlarını yapabiliyorsun.Ne yapalım baban işte!
*Uyku düzeni bu ay doruk noktasında.Biberonu bıraktın.Gece sadece bir kere kalkıp su içip tekrar uyuyorsun.Gündüzleri ; 13:00 - 15:300 akşamları ise 21:30 - 22:00 arası uyuyorsun.
Not : Ben geç bile kaldım.Lütfen anneler gece beslemeyin çocuklarınızı.Eğer biberon emzik gibi alışkanlıkları varsa 1 yaşından sonra mutlaka bıraktırın.
*Yürümek oturmak kalkmak artık dert değil senin için.Tek bir sorun var eşik geçemiyorsun.Gülüyorum haline.Öyle temkinlisinki riske giremiyorsun.En çokta düştüğünde gülüyoruz sana(Düşmelerin nadir de olsa )Hemen canını yakan olay yerini terkediyorsun:)
*DaDaDammmm yoğurt yiyorsun artık.Buna cacıkla başladık,mevsimi olmadığı için salatalığı çıkarıp naneli yoğurtla devam ettik ve artık naneyide çıkardık.Sabahları bir bardak süt,öğlen bir kaseden az yoğurt,akşam uyumadan bir bardak süt yetiyor sana Alev hanım öyle dedi.Günde yarım ceviz,bir çay kaşığı harnup pekmezi,iki öğün meyve hiç ama hiç ihmal etmediklerimiz.
*Portakal yemedin,yediremedim.Suyunu içiyorsun evet ama kendini asla.Elma,armut(kış armudu burdaki köylülerden organik)muz,ayva en sevdiğin meyveler.Kivi buluyorum sana buradan tazecik bahçeden yeni toplanmış nadir yiyorsun.
Not :Yaşadığım yer beslenmen açısından çok güzel aslında.Herşeyi bahçeden tazeden yiyorsun.Süt,yumurta yine öyle.Doğal,organik.Şimdi sevesim geldi bak burayı:)
*Dişlere gelecek olursak tembelliğe devam.Üç üst , iki alt ve bir tanede azı diş var.Elin sürekli ağızda ama gelen yok.
*Abur cubura dadandın bu aralar.Çekmeceyi de öğrenmişsin.Eline birşey alıp ille aç diye gözüme sokuyorsun ama açmıyorum.Alev hanım söylemişti ; içeriğinde soya lestini ve soya ürünleri olan ürünler zararlı.En çokta kanser riski var.Soya lestini sadece TADELLE de yok.Bazen çikolata kaçamaklarına izin veriyorum.İyice yaratıcı oldum bu durumda.Sana hergün ikindi öğünü için birşeyler yapıyorum.Artık tarifleri de yazsam iyi olur sanırım.
*Ayrıca tv hastalığı başladı,yada bunu oyun yapıyorsun.Arada gidip düğmesine basıp açıyorsun.Ama izlemek yok.
*En kötü huyun hala birşeyleri atıp fırlatıyorsun.Mama sandalyende yemekleri , oyuncakları,telefonları,kumandayı...farketmeden atıyorsun.Heralde ilk yaptığın zamanlarda yanlış tepki verdik ve sen bunu oyun sanmaya başladın.Şimdide görmezden geliyoruz bakalım ne zaman vazgeçeceksin.En son babanın zavallı Iphone fırlattın ve çay fincanına çarpıp devirdin.Baban kahroldu tabi ve telefonunun sesinde arıza oluştu.
*Yemekleri desen hala çatala kaşığa alışmadın,elle yemeye devam ediyorsun.
*Gözyaşı silah tabi her çocuk gibi senin içinde.Dayanıyorum mecbur , kullanmana izin vermiyorum ama içim parçalanıyor tabi.
*Uykudan genelde ağlayarak ve gergin uyanıyorsun.Sakinleştirmek bir hayli zor oluyor.
*Kitaplara aynen devam ediyorsun,şükür.Oyuncaklar gibi kitaplardan vazgeçeceksin diye korkuyorum.
*İnatlaşmalar başladı.Yanlış yaptığını biliyorsun.Uyarılarımızı biliyorsun.Ama dinlemiyorsun.Bende dikkatini başka yöne çekiyorum.İşe yarıyor.
Şimdilik bu kadar.Hep söylüyorum.Yazmakla bitmez seni anlatmak.Yaşamak daha doyumsuz.
'O artık bir çocuk,kesinlikle bebek değil!'
*Bütün organlarını,vücudunu biliyorsun,gösteriyorsun.Artık sormuyorum saçın nerde,kaşın nerde diye?Biliyorum sıkıldın.
*Şekilleri de öğrendin.Üçgen,kare,daire,yıldız,ay,kalp ve altıgen.
*Dil gelişimin iyi sanırım.Birçok şeyi papağan gibi tekrar ediyorsun.En komiği papağan.Papağan:baban!

*Bu ne hayvan sevgisidir anlamadım.Nihayet hava ısındı.Dışarı çıkıyoruz beraber.Sen ya arabaları takip ediyorsun,yada karşına çıkan kedi,köpek,tavuk,horoz... bunların peşinden gidiyorsun.Patpatlara ayrı bir ilgin var itiraf edeyim.Patpat ne mi?Karadenizin yerel!aracı,lombardin.Şahsen ben nefret ediyorum.
*Evde duramaz oldun artık.Biliyorum sıkılıyorsun ama malesef şimdi kar bitti,yağmurlar başladı.Bazen okulun bahçesine,bazende ilçeye parka götürüyoruz seni ama mahrumiyet içime sinmiyor senden ötürü.
*Oyuncaklara ilgin iyice azaldı.Baban her hafta Ankara'dan yeni bir seçenekle geliyor.Yeni seçenekler:
*Uyku düzeni bu ay doruk noktasında.Biberonu bıraktın.Gece sadece bir kere kalkıp su içip tekrar uyuyorsun.Gündüzleri ; 13:00 - 15:300 akşamları ise 21:30 - 22:00 arası uyuyorsun.
Not : Ben geç bile kaldım.Lütfen anneler gece beslemeyin çocuklarınızı.Eğer biberon emzik gibi alışkanlıkları varsa 1 yaşından sonra mutlaka bıraktırın.
*Yürümek oturmak kalkmak artık dert değil senin için.Tek bir sorun var eşik geçemiyorsun.Gülüyorum haline.Öyle temkinlisinki riske giremiyorsun.En çokta düştüğünde gülüyoruz sana(Düşmelerin nadir de olsa )Hemen canını yakan olay yerini terkediyorsun:)
*DaDaDammmm yoğurt yiyorsun artık.Buna cacıkla başladık,mevsimi olmadığı için salatalığı çıkarıp naneli yoğurtla devam ettik ve artık naneyide çıkardık.Sabahları bir bardak süt,öğlen bir kaseden az yoğurt,akşam uyumadan bir bardak süt yetiyor sana Alev hanım öyle dedi.Günde yarım ceviz,bir çay kaşığı harnup pekmezi,iki öğün meyve hiç ama hiç ihmal etmediklerimiz.
*Portakal yemedin,yediremedim.Suyunu içiyorsun evet ama kendini asla.Elma,armut(kış armudu burdaki köylülerden organik)muz,ayva en sevdiğin meyveler.Kivi buluyorum sana buradan tazecik bahçeden yeni toplanmış nadir yiyorsun.
Not :Yaşadığım yer beslenmen açısından çok güzel aslında.Herşeyi bahçeden tazeden yiyorsun.Süt,yumurta yine öyle.Doğal,organik.Şimdi sevesim geldi bak burayı:)
*Dişlere gelecek olursak tembelliğe devam.Üç üst , iki alt ve bir tanede azı diş var.Elin sürekli ağızda ama gelen yok.
*Abur cubura dadandın bu aralar.Çekmeceyi de öğrenmişsin.Eline birşey alıp ille aç diye gözüme sokuyorsun ama açmıyorum.Alev hanım söylemişti ; içeriğinde soya lestini ve soya ürünleri olan ürünler zararlı.En çokta kanser riski var.Soya lestini sadece TADELLE de yok.Bazen çikolata kaçamaklarına izin veriyorum.İyice yaratıcı oldum bu durumda.Sana hergün ikindi öğünü için birşeyler yapıyorum.Artık tarifleri de yazsam iyi olur sanırım.
*Ayrıca tv hastalığı başladı,yada bunu oyun yapıyorsun.Arada gidip düğmesine basıp açıyorsun.Ama izlemek yok.
*En kötü huyun hala birşeyleri atıp fırlatıyorsun.Mama sandalyende yemekleri , oyuncakları,telefonları,kumandayı...farketmeden atıyorsun.Heralde ilk yaptığın zamanlarda yanlış tepki verdik ve sen bunu oyun sanmaya başladın.Şimdide görmezden geliyoruz bakalım ne zaman vazgeçeceksin.En son babanın zavallı Iphone fırlattın ve çay fincanına çarpıp devirdin.Baban kahroldu tabi ve telefonunun sesinde arıza oluştu.
*Yemekleri desen hala çatala kaşığa alışmadın,elle yemeye devam ediyorsun.
*Uykudan genelde ağlayarak ve gergin uyanıyorsun.Sakinleştirmek bir hayli zor oluyor.
*Kitaplara aynen devam ediyorsun,şükür.Oyuncaklar gibi kitaplardan vazgeçeceksin diye korkuyorum.
*İnatlaşmalar başladı.Yanlış yaptığını biliyorsun.Uyarılarımızı biliyorsun.Ama dinlemiyorsun.Bende dikkatini başka yöne çekiyorum.İşe yarıyor.
Şimdilik bu kadar.Hep söylüyorum.Yazmakla bitmez seni anlatmak.Yaşamak daha doyumsuz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





