7 Eyl 2017

Şikayetim Var!!

  Efendim insanız işte yaşam devam ettikçe sürdürebilmek için bazı şeylerin yerinde olması gerekiyor.Olmayınca olmuyor!Eksik kalıyor yapbozun parçaları.

  Çok şükür Batu epey toparladı.Hatta 6 aylık oldu şu an.Onun gelişimini daha sonra yazacağım.Şu an bahsetmek istediğim mesleğimle ilgili bir sitem.

  Öğretmenliğimde 12. yılımı çalışıyorum.Doğusunun en ücrası dahil puanım neye yettiyse nereye atandıysam torpilsiz ricasız görevimi tamamladım.Hiçbir şey için kimseye ağız eğmedim.Taaaa ki geçen yıl batuya hamile olana kadar.

  Biriktirdiğim onca puana rağmen hala köyde çalışmaktayım.Öğretmenler için puan demek yer değiştirmede öncelik demek.Onu da çalıştığınız bölgelerdeki zorluk derecesine göre biriktiriyorsunuz.Köy öğretmeni olmaktan hiç gücenmedim.Ancaakk ;

  *Siz tayin döneminde açmadığınız okula benden düşük puanlıları kayırıp ya kadrosuyla ya görevlendirme ile alıyorsanız bu beni gücendirir işte !!!!

  *Ben sizin kapınıza gelip riskli gebeliğim var köy yoluna gidemem merkeze görevlendirir misiniz? dediğimde
 Hocam sizin iş olmadı deyipte bir sürü geçersiz sebeple görevlendirme yaparsanız ;gücenirim işte

  *Bakıma muhtaç oğlum var diye dilekçe verdiğimde özür grubunu bekle hocam deyip yine hiçbir yeri açmadığınızda -ki evimin yanındaki okulda 2 öğretmen ihtiyacı varken - gücenirim işte!!!

   *4+4+4 ile başlayan norm fazlalarını puan bakmaksızın alıp merkeze yerleştirirseniz gücenirim işte!!

  Daha çok şey var ama yazmak istemiyorum.Söylemek istediğim ben ve benim gibiler enayi değiliz , siz de uyanık değilsiniz.Sadece HAK denen şeyi HAKKIMIZLA almayı bekliyoruz.Evet belki bu sizin elinizde.
  
  Hal böyle iken refakatçi raporu hakkımı kullanıp bu sene çalışamayacağım.Batuya bakabilecek kimsemiz yok malesef.ve malesef halden anlayan bir kurumumuzda.Evet çocuk yapıp çoğalıyoruz.Ama ne zorluklar yaşıyoruz kimse bilemez.Bildiğim şu işleyen çarkı kayırmalardan uzaklaştırsalar herşeyin tıkırında olacağı.Yine söylüyorum ve hep söyleyeceğim ;

  TORPİLİ YADA KAYIRMAYI YAPANDA YAPTIRANDA HAYRINI GÖRMESİN

22 Haz 2017

Öğretmen

 Selam ben bir öğretmenim ;

 2003 'te eğitim fakültesinden mezun olan , o zamana kadar herkesin öğretmen olduğu ama bizleri yeterli görmeyip kpss sınavına tabi tuttuğunuz öğretmen;

 Öyle bir sınavki mezuniyetine rağmen atanmak için dersanelere para döktürdüğünüz öğretmen;

  İlk görev yeri olarak eşimin de yanı olan Sarıkamış'ın en uzak köyünde susuz , elektriksiz , yolsuz bıraktığınız öğretmen;

  Tüm imkansızlıklara rağmen sadece okul değil köy için çabalayan devleti temsil eden öğretmen;

  Nice öğrenciye Türkçeyi okuma yazmayı sevgiyi şefkati öğreten öğretmen ;

  Kızları göndermedikleri orta okula köye bayan hoca gelmiş sahip çıkar diye güvendikleri öğretmen ;

  Devam zorunluluğu olan sosyal yardımlaşma öğrenci parası için alnına silah dayanan öğretmen;

  Milyarlar kazandığını düşünüp altı üstü lojmanı onarmasını istediğin köylü için kazıklanması gereken öğretmen;

  Tüm tadilatları nedense sene başında yapıp olan kazalardan sorumlu tuttuğunuz öğretmen ;

  İlçeye banyo yapmak için indiğinde adı öğretmenevi olan yerin tatilcilerle dolu olup kapısını yüzüne kapattığınız öğretmen ;

  Köy arabasının çalışmadığı zamanlarda ölse bile bir önceki köye sekiz kilometre yürümek zorunda olan öğretmen ;

  Seminer döneminde bizleri (malum kalacak yer olmadığından ) köyde kalmaya mahkum edip o dönem silah seslerine maruz bırakıp , aradığımızda biz öğretmenimize gerekirse sahip çıkarız deyip kılınızı kıpırdatmadığınız öğretmen ; 

  Köyde devleti temsil eden seçime sayıma herşeye sürülen öğretmen ,

  Özellikle seçimlerde taraf tuttuğu söylenip horlanan hatta dayak yiyen öğretmen ;

  İlçede kim kimin marketinden alışveriş yaparsa işinin görüldüğü öğretmen ;

 Hiçbir ayırma kayırma yaptırmaksızın Ordu ya kendi puanımla tayinim çıkana kadar 3 yılını köyünde tamamlayan öğretmen ;

  Ayrılırken kendi de dahil tüm köyü arkasında ağlarken bırakan öğretmen ;

 Ordunun bilmem ne beldesinde taşımalı sistemde taşıma şoförlerinin ayağına kadar imza föyünü götürmek zorunda olan öğretmen ;

  Öğlen yemeklerinde bir dünya öğrenciyi yediren koruyan kollayan öğretmen ;

  Nihayet gebe kalıp malesefki çocuğu karnında ölen öğretmen , mecburen aldırması gerektiğinde yanına bir bayan arkadaşa izin istediğinde ' Aslında eşine de izin vermemem lazım da hadi neyse.Başka kimseye izin veremem.Üç sınıftaki çocukların vebali nolacak ?' diye akıl verdiğiniz öğretmen ;

  Hemşerilerinin herşeyine göz yuman müdürün senin iki saniye gecikmenle saatini gösteren öğretmen ;

   Beşinci sınıfa kadar altı öğretmen değiştirip okuma yazma dahi bilmeyen sınıfı ilçe bilgi yarışmasında birinci yapan öğretmen ,
  
  Doğum yaptığında kusurlu doğan oğlunun tedavisi için 5 gün daha rapor alan eşimi bir imza için ankaradan orduya getittirdiğiniz öğretmen ;

  Süt iznimi vermeyip tenefüslerde git gel çocuklar boş kalmasın deyip , fındık toplamaya giden hemşerilerinizi idare ettiğiniz öğretmen , 

 Oğlumun kulağından kan geldiğinde , ankaraya gelmemiz gerektiğinde bulunduğunuz okey masasından daha dinlemeden el işaretiyle onayladığınız öğretmen , 

  En yakın hastanenin iki saat (heyelan yoksa ) uzaklıkta olan ve artık çocuğunu düşünmek zorunda olan öğretmen ,

 En nihayetinde hiç ummadığı anda tayini Zonguldak a çıkan öğretmen ;

 Yanlış anlaşılmasın hala merkezde değilim , ilçesinin köyüne birleştirilmiş sınıflı bir okulda görev yapan öğretmen ;

 Hergün değişen sistemle bir de iki sınıf bir arada uğraşmak zorunda olan öğretmen ;

  Hamile kaldığında milli eğitime gidip köy yoluna gitmese iyi oalcağını söyleyip görevlendirme isteyen ; odadan bir de müdür olarak çıkan öğretmen ;

  Hem iki sınıf , hem müdür , hem imkansızlıklarla uğraşan öğretmen ;

  Tuvaletini bile tutmak zorunda kalan ve gittiğinde de karnı burnunda buzlu yolda düşen öğretmen ;

  Artık iki çocuk annesi olup ikinci bebeğini de kusurlu doğuran öğretmen ;

  Veli tarafından ufacık birşeyde tehdit edilip şikayet edilen öğretmen ;

  Öğretmenini değilde hep veli haklıdır mantığıyla çalışan sistemde hep günü kurtarmaya çalışan öğretmen;

 Öğrenci ile beraber bazı velilerin eğitilmesi gerektiğini düşünen öğretmen;

 Girdiği sınavlar yetmiyormuş gibi birde veli ve öğrenci tarafından değerlendirilmesi beklenen öğretmen ;

Kendini ve eğitimi yaşayamayan milli eğitimin , okul müdürünün , velinin , öğrencinin , servis şoförünün hatta kantin çalışanının  bile beklentisini  karşılamak zorunda bırakılan öğretmen ;

  Hergün değişen sisteme görüş bildirip önemsenmeyen öğretmen ;
  
  Hep bir ümit il içi  yada eş durumu ataması bekleyip hüsrana uğrayan öğretmen ;

  İl içinde birsürü boşluk olmasına rağmen atama ekranında hiçbirini göremeyen öğretmen ;

  İlçe merkezine  saçma görevlendirmelere (ki hamilelik mazeret değil!!! )kadro ayırıp bize anca akıl verdiğiniz öğretmen ;

  İlçe merkezlerini düşük puanlı norm fazlalarını kadrolarıyla atayıp yüksek puanlı bizleri köyde çalışmak zorunda bıraktığınız öğretmen ;

  Yanlış anlaşılmaktan çekinip köyde çalışmaktan gocunmayıp ama hakkıyla bir yere gelmenin artık imkansız olduğunu düşünen öğretmen ;

  Akıl veren yöneticilerin kul hakkıyla iş yapmasının gülünç olduğunu düşünen öğretmen ;

  Eleştirilen , puanlanan , yarıştırılan , dövülen , yazıklar olsun ki öldürülen ama hep yalnız hep bir başına olan öğretmen ;

 Sistemin itibarsızlaştırıp sıradan bir memur olan öğretmen ;

İnadına iki çocuğun yüzü gülsün diye mücadele edecek olan öğretmen ;

Kendi yapamadığı hak arama mevzusunu çocuklarına işletecek öğretmen ;
  
Torpil yapan ve yaptırana sürekli hayrını görmesinler diye dua eden öğretmen ;

evet söylenecek nicesi var ama ;
Ben öğretmenim , ben örneğim , ben çocuk insan yetiştiriyorum.
Ben önemliyim , 
Benim yetiştirdiklerim önemli.
Gelecek önemli.


7 Nis 2017

Yine Yeniden

  Yeni bir başlangıç , yeni bir mücadelenin içindeyiz.Tarih tekerrürden ibarettir derler ya işte öyle.Abisinin adlandırdığı Batu geldi hayatımıza.Abiye kardeş bize evlat olmaya.Benim abide yaşayamadıklarımı yaşatmaya.

  Doğuma kadar hiçbirşeyi bilmiyorduk yine.Hatta yine doğum için aylar öncesi Ankaraya gittim.Çünkü bebek iriymiş , varisler sıkıntılıymış gibi bahanelerle sezeryana hazırlıyordu bulunduğumuz yerdeki doktorlar.Oysa ne bebek iriydi nede varislerim sorun oldu.Çok şükür normal doğumla açtı gözlerini dünyaya Batucuk.Çocuk doktoru önce bebek sağlıklı dedi.Giderken doktorum uyardı abide yarık damak varmış baktınız mı dedi.Oysa ben emindim ayrıntılı ultrasonda sağlıklı olduğu söylenmişti.Doktor dönüp bir daha baktı.Aaa evet damak yarık dedi.O an neler hissetiğimi anlatmaya hiçbir sözcük yetmez.

  Sonra nefesinde sıkıntı var diye oksijen verdiler uzun süre.Beslenme mücadelesi başladı tabi.Hemen sarıldık yine medela habermana.Ağzına bakıyordum her defasında.Ama farklı bişeyler vardı.Dili çok geride ve alt çenesi de öyle.Kimse anlamıyordu.Hemşirelere bile ben öğrettim nasıl beslenebileceğini.Yine tuttuk Figen hanımın yolunu.Ben çok şanslıyım.O kadar anlayışlı anaçki.Durumun Boradan daha kötü olduğunu ,ameliyatın 1-1,5 yaşı bulacağını , yan yatırmamızı , çeneyi geliştirmek için emzik kullanabileceğimizi , 3 ay kucak bebeği olması gerektiğini söyledi.Dudağın genetik olduğunu damağın ilk kez ikinci çocuğa sektiğini gördüğünü söyledi.Biraz toparlanıp genetik araştırma yaptıracağız.Belki artık torunlarımız için.

  Zaten o ara sürekli idrarından kan geliyor.Beslenemediğindenmiş.Tabi heryerde emiyormu , sağıp verin diyen gereksiz inciten kaba saba insanlar sardı birden etrafımı.Taaaki bir akşam Batu tıkanıp nefessiz kalana kadar.İnternette araştırmaya başladım.Karşıma çıkan pierre robin sendromu oldu.Figen hocaya mesaj attık.O da aynı durumdan şüphelendiğini yarın kurula gelmemizi istedi.Gittik çene cerrahı ameliyata gerek olmadığını iyi gözüktüğünü üç ay beklemememizi söyledi.Nefes yolu iyiymiş.Yan yatırıp sürekli kontrol etmeliymişiz.

  İşte böyle yeni maceramız başladı.Kimin kimi teselli ettiğinin belli olmadığı bir karmaşa.Bir taraftan Borayla ilgilenemiyorum , Batuya bakamıyorum , yeni doğum yapmışım kendime bakamıyorum , hem herkes arasın sorsun yanımda olsun istiyorum , hem acımalarından korkup ağlayışlarımı tutamayıp kimseyle konuşamıyorum.

  Eşimin izni 10 gün malum.Zaten o 10 günde çıldırmış velileri yeni öğretmen aramaya koyulmuş.Çocukların 10 gün geri kalması ne demek bizim çocuğumuzun sağlığı yanında.İzin bitince tuttuk evimizin yolunu.Artık dört kişi olarak.

  Olayları anlatması kolay.Ama duyguları resmedemiyor insan.Evet çok ama çok üzüldüm fakat boradaki gibi bırakmadım kendimi.Öyle bir şansım yoktu.İki çocuklu bir annenin buna hakkı yoktu.Şimdi oturmuş aldığım dersleri düşünüyorum.Öyle değil mi hayat herşey bir ders bir sınav.İnşallah bu sınavın altından kalkacağız.

   Biliyorum ki artık insan çok aciz çaresiz.Sadece dua değiştiriyor hayatı,
   Biliyorum beterin beteri var,
   Biliyorum buna da şükür,
   Biliyorum insanın dayanamayacağı alışamayacağı hiç bişey yok,
   Biliyorum zaman herşeyin ilacı,
   Biliyorum dermansız dert değil,
   Biliyorum ateşin düştüğü yeri yaktığını,
   Biliyorum sağlıklı evladın en büyük nimet olduğunu,
   Biliyorum iş evlatsa herşeyin daha zor yada daha kolay olduğunu,
   Biliyorum tecrübeli olduğumu,
   Biliyorum insanlardan beklemenin gereksiz olduğunu,
   Biliyorum herşeyi sorun etmenin yersiz olduğunu,
   Biliyorum yaşadıkça bitmeyeceğini,
   Biliyorum onca şeyi bilmenin bile bilmemek olduğunu.....

  İşte böyle.Uzun zamandır mesajlar geliyordu neden yazmıyorsun diye.Meğer ben dertlenince yazıyormuşum.Şimdi blogtan tanıdıklarım arayıp yol gösterip destek oluyorlar.Hayat nelere gebe daha bilinmez.Şimdi eğer bu satırları okuyorsanız ; uyumayana değil uyuyamayana ; yemeyene değil yiyemeyene , görmeyene değil göremeyene ; duymayana değil duyamayana üzülün.Herşey dert etmeyin , büyütmeyin.Unutmayın beterin beteri var.

  ve eğer aklınızın ucundan geçersem Batunun ve tüm şifa bekleyen bebekler için bir dua edin.

  sevgiylee.....Allah'a emanet.....