Sağlığı olmayana sağlık , eşi olmayana eş , işi olmayana iş , borcu olana para , çocuğu olmayana da çocuk getirsin 2013.Herşey gönlünüzce olsun....
31 Ara 2012
Yeni Yıl
Öncelikle sağlıklı , huzurlu , neşeli , tayinimizin çıkacağı , herşeyin elimin altında olacağı , kalorüferli , temiz ve sıcak sulu , araba sürmeyi artık öğrenebileceğim , borçsuz ,harçsız , sorunsuz , boranın bezini bıraktığı ve yatağında yatmayı tercih edeceği , Emrahın okulu bitirip yanımızda olacağı , müdürden izin almak zorunda olmayacağımız , kafama koyduklarımı ertelemeyeceğim , soraban abaküsünü kullanıp Kur'anı Kerimi öğrenebileceğim , özgüvenimin doruklara ulaştığı ,unutkanlığımın son bulduğu ,zırt bırt girdiğim depresyonların yok olduğu , öyle sıradan bir yıl diliyorum.Mucizelere açığız yinede :))
30 Ara 2012
Bir Pazar Sabahı
Güya haftasonu Ankaraya gitmeyip bizimle kalan baba kahvaltı sonrası kendini yatağa atar.Bense gayet dincim.Oğlum dün rekor kırarak 9:30 bugün ise 08.00 de uyanmış.Nasıl dinç olmayayım?
-Anne sen söyle ben oynayım.
-Öyle değil.ringo degil anne bingo bingo!!
-Anne ev yap bana sandalyeden.
-Anne evde kertenkele var.Kertenkeleeee gel oynayım senle.Annen nerde kertenkeleeee,dur çağrıyım anneni mutlaktan.Annesiiii kertenkelenin anneesii gel yavrun evimden çıkmıyoorrr.
-Gel oğlum meyve getirelim belki o zaman evinden çıkar.(portakalı yedikten sonra kabuğunu kertenkeleye vermeyi teklif ettim,azarı da yedim tabi).
-Olmazz anne kabuk olmazzz!dişine batar,sonra acır,doktor teyzeye gider!
Bunlar benim seneryolarımdan bazıları.2 aydır uyarmayıp kendi haline bıraksamda çocuk unutmamış işte.Sözüm ona koruduğumu düşünerek ne fenalık etmişim.Şimdi özgüven diyip duruyorum.Allahtan çocuk benden akıllı da valla kendini kurtarıyor.
Neyse seviyorum hafta sonlarını bu sıpayla zaman geçirmeyi.Artık her hareketi değil ağzından her çıkana şahit olmayı.Çok komik ya ölüyorum gülmekten.Uyanık sıpa , seviyorum seni.Şimdi gelmiş dibime 'İyiki doğdun anneee' diye bağrıyor.Müsadenizle mıncıklamalıyım ....
-Anne sen söyle ben oynayım.
-Öyle değil.ringo degil anne bingo bingo!!
-Anne ev yap bana sandalyeden.
-Anne evde kertenkele var.Kertenkeleeee gel oynayım senle.Annen nerde kertenkeleeee,dur çağrıyım anneni mutlaktan.Annesiiii kertenkelenin anneesii gel yavrun evimden çıkmıyoorrr.
-Gel oğlum meyve getirelim belki o zaman evinden çıkar.(portakalı yedikten sonra kabuğunu kertenkeleye vermeyi teklif ettim,azarı da yedim tabi).
-Olmazz anne kabuk olmazzz!dişine batar,sonra acır,doktor teyzeye gider!
Bunlar benim seneryolarımdan bazıları.2 aydır uyarmayıp kendi haline bıraksamda çocuk unutmamış işte.Sözüm ona koruduğumu düşünerek ne fenalık etmişim.Şimdi özgüven diyip duruyorum.Allahtan çocuk benden akıllı da valla kendini kurtarıyor.
Neyse seviyorum hafta sonlarını bu sıpayla zaman geçirmeyi.Artık her hareketi değil ağzından her çıkana şahit olmayı.Çok komik ya ölüyorum gülmekten.Uyanık sıpa , seviyorum seni.Şimdi gelmiş dibime 'İyiki doğdun anneee' diye bağrıyor.Müsadenizle mıncıklamalıyım ....
27 Ara 2012
Bugün Benim Doğum Günüm :)
Evet bugün benim doğum günüm.Sabahtan beri bir şarkı dilimde ve bugün uzun zamandır olmadığım kadar keyifliyim.
Dünya dönüyor sen nedersen de yıllar geçiyor farketmesendeee!!!!
Kabul son bir ayda herşeyi üst üste yaşadım.Üstelik böyle özel günlerde basan hüzne kapımı açmadım.Bugün dünyanın en şanslısı benim.Önce minik yavrularım süpriz yaptı.Nerden öğrendiler bilmiyorum.Tahtayada yazmışlar.
'İyiki doğdun Öğretmenim.Sizi Seviyoruz.Semiha-Emrah-Bora-Aslı'
Yaş 32!
Güldüm tabiki.Sonra ağlaştık!
Öğlen eve geldiğimizde ise kapıyı bir açtım ablasıyla Bora süpriz hazırlamışlar.'İyiki doğdun anne' 'Seni çok seviyorum ' diyen bir yavrum var.Ağladım tabi yine...
Aslında ne gerek var kutlamları anlatmaya.Uzun lafın kısası yaşlanıyorum işte.Bu kadar yaşa ne sığdırmışım bilmem.Bugün kendimi seyredesim var film gibi.Hatırlamak istediklerim var unuttuklarımın yanında.Ama en çokta şükredesim var yine.Böyle bir yavruya ve eşe sahip olmanın varlığıyla.Tüm sevdiklerim ve sevenlerimin sağlığına.
İyiki doğdun anne şarkısı sürdü akşama kadar.Şevke geldim uzun zamandır çalmayı planladığım şarkıyıda çaldım fülütümde kendime hediye.
İyiki doğmuşum ve iyiki doğurmuşum seni Bora.doğan büyüyor diyeceğim yine.Eskiden bu yaşlar çok büyük gelirken şimdi o yaşlardayım işte.Bora'da büyüyor.Su gibi geçiyor zaman.
Dilerim ömrüme sığdırabildiğim sevenlerimle, ömrümde yapamayıp kursağımda kalan hayallerimin gerçekliğinde , ama sağlık ve huzur dolu bir ömür benim olur.Hepimizin olur:)
20 Ara 2012
Baba İşte
Dünki buhrandan sonra hayır dedim bugün gülmelisin , neşen okunmalı yüzünden.Bu kadar abartacak birşey yok....
3.dersin sonuna doğru geldi haber.Babam alınmış ameliyata.Buralarda panik oluyorum diye söylememişler meğer.Oh dedim şükür , şimdi duayla bekleme zamanı.
Çıktı haberi geç geldi oldukça.Ona da bahaneler uydurdum , polyannaca.Nerden bilirdimki soluğunun kesilipte hayata dönmeye çalışacağını!Nerden bilirdim , içimdeki sıkıntıdan başka.İki gündür yüreğimi sızlatan amaan onda ne var olur biter diye küçümsedikleri operasyonu.Kime anlatabilirdim yanında olamamanın yokluğunu.Bilsem aldırış edip düşünürmüydüm ya küçümsenileceği , ya şüpheneliceği , yada akıl verileceğini.Öğretmensin ya 3ay tatilin var.Yıl içinde sen , eşin , çocuğun , ailen , ne iyi ne kötü günün olmamalı.Sınıfının boş geçen zamandaki vebali ne ola?
Baba işte.Hepinizin babası gibi sıradan.Ulu bir çınar gibi dimdik ayakta duran.Bilmemişizki hiç hasta olduğunu , öyle saklamış ki kendinden bile yokluğu.Taa küçüklüğünde başlamış mücadelesi. Önce fakirlik sonra okuma gayreti sonra evlilik çoluk çocuk. Kendini bir an düşünüp yaşamamış. Anlatır hep alınan lastik ayakkabılarını sadece okula giderken giydiğini onun dışında yalın ayak gezdiğini. Yemeklerinin dut ve bulurlarsa ekmek olduğunu. Okumak için çocuk yaşta gurbetlere düşüp dayısının otelinde masaların üzerinde sabahlayıp çalıştığını.Askerde karpuz kabuğuyla yemek yediğini. Onu iş sahibi eden bir komutanının olduğunu. Hep öğrenme aşkıyla yandığını. Bunun için hayatımızda her şeyin ustasının baba'm olduğunu..Bu uğurda 65 yaşında ehliyet aldığını ama araba aşkıyla yanıp tutuştuğunu...
Baba işte öyle sert değil. Dişiden bile daha yumuşak daha masum.hele bizi yolcularken uzaklara sırtında bir kamburu daha oluşur. Omuzlarını çeker içine çocuk gibi ,gözyaşlarını tutuşturur.Herkesimi sever bir insan diye kıskandığım kimi zaman.beni farklı sevmesini istediğim .Hani derler ya doğana beşik - ölene tabut baba'm. Herkese koşturan adı iyilik babam.
Nasıl affederdim kendimi neye sığınırdım bilmiyorum. Şimdi sadece şükür dilimde.Yine anlayamaz kimse bilirim.Sadece iki kelime formaliteden. Geçmiş olsun!Geçiyormu hemen öyle.Diniyormu sızısı .Unutuluyormu korkusu.
Can babam canan babam.Şükür Rabbim seni bize bağışladı. Ama bir korku sardı beni , ya sonra.Yaşlandın mı babam? Yada illa yaşlanmak mı lazım gitmek için bu hayattan!Kurtulsam bu uzaklardan doysam size , yetişsem her imdadınıza , anın adı olsa geçmesini beklediğim gün dışında.
Kimse baki değilse eğer niyeki bu kargaşa bu hırs. Sevdayla yanmak dururken niyeki üşüdüğümüz tutuşturamadıklarımızda. Valla kıymetini bilmek lazım herşeyin. Ailenin eşin dostun zamanın. Geri getirebileceğimiz hiçbirşey yok. Cebimizde sadece bugünden hatıralar o .Yine ders aldım milyonlarca .
Ve seni seviyorum babam gönlümce.ve gurur duyuyorum kızın olduğum için.İnşallah daha geçireceğimiz nice güzel günlere.Allahım seni başımızdan duanı üzerimizden eksik etmesin.
3.dersin sonuna doğru geldi haber.Babam alınmış ameliyata.Buralarda panik oluyorum diye söylememişler meğer.Oh dedim şükür , şimdi duayla bekleme zamanı.
Çıktı haberi geç geldi oldukça.Ona da bahaneler uydurdum , polyannaca.Nerden bilirdimki soluğunun kesilipte hayata dönmeye çalışacağını!Nerden bilirdim , içimdeki sıkıntıdan başka.İki gündür yüreğimi sızlatan amaan onda ne var olur biter diye küçümsedikleri operasyonu.Kime anlatabilirdim yanında olamamanın yokluğunu.Bilsem aldırış edip düşünürmüydüm ya küçümsenileceği , ya şüpheneliceği , yada akıl verileceğini.Öğretmensin ya 3ay tatilin var.Yıl içinde sen , eşin , çocuğun , ailen , ne iyi ne kötü günün olmamalı.Sınıfının boş geçen zamandaki vebali ne ola?
Baba işte.Hepinizin babası gibi sıradan.Ulu bir çınar gibi dimdik ayakta duran.Bilmemişizki hiç hasta olduğunu , öyle saklamış ki kendinden bile yokluğu.Taa küçüklüğünde başlamış mücadelesi. Önce fakirlik sonra okuma gayreti sonra evlilik çoluk çocuk. Kendini bir an düşünüp yaşamamış. Anlatır hep alınan lastik ayakkabılarını sadece okula giderken giydiğini onun dışında yalın ayak gezdiğini. Yemeklerinin dut ve bulurlarsa ekmek olduğunu. Okumak için çocuk yaşta gurbetlere düşüp dayısının otelinde masaların üzerinde sabahlayıp çalıştığını.Askerde karpuz kabuğuyla yemek yediğini. Onu iş sahibi eden bir komutanının olduğunu. Hep öğrenme aşkıyla yandığını. Bunun için hayatımızda her şeyin ustasının baba'm olduğunu..Bu uğurda 65 yaşında ehliyet aldığını ama araba aşkıyla yanıp tutuştuğunu...
Baba işte öyle sert değil. Dişiden bile daha yumuşak daha masum.hele bizi yolcularken uzaklara sırtında bir kamburu daha oluşur. Omuzlarını çeker içine çocuk gibi ,gözyaşlarını tutuşturur.Herkesimi sever bir insan diye kıskandığım kimi zaman.beni farklı sevmesini istediğim .Hani derler ya doğana beşik - ölene tabut baba'm. Herkese koşturan adı iyilik babam.
Nasıl affederdim kendimi neye sığınırdım bilmiyorum. Şimdi sadece şükür dilimde.Yine anlayamaz kimse bilirim.Sadece iki kelime formaliteden. Geçmiş olsun!Geçiyormu hemen öyle.Diniyormu sızısı .Unutuluyormu korkusu.
Can babam canan babam.Şükür Rabbim seni bize bağışladı. Ama bir korku sardı beni , ya sonra.Yaşlandın mı babam? Yada illa yaşlanmak mı lazım gitmek için bu hayattan!Kurtulsam bu uzaklardan doysam size , yetişsem her imdadınıza , anın adı olsa geçmesini beklediğim gün dışında.
Kimse baki değilse eğer niyeki bu kargaşa bu hırs. Sevdayla yanmak dururken niyeki üşüdüğümüz tutuşturamadıklarımızda. Valla kıymetini bilmek lazım herşeyin. Ailenin eşin dostun zamanın. Geri getirebileceğimiz hiçbirşey yok. Cebimizde sadece bugünden hatıralar o .Yine ders aldım milyonlarca .
Ve seni seviyorum babam gönlümce.ve gurur duyuyorum kızın olduğum için.İnşallah daha geçireceğimiz nice güzel günlere.Allahım seni başımızdan duanı üzerimizden eksik etmesin.
18 Ara 2012
...
Babama gece 12 den sonra birşey yeme diyip , sabah saat 8 e ameliyat randevusu verip , 14:30 a kadar bekleten ;ameliyat önlüğünü bile giydiripte aa anestecinin mesaisi bitti başka zamana bekleriz diyen Hacetttepe Hastanesini , yurdumun sağlık sistemini = en başta 70 yaşında ilk ameliyatını olacak olan babama yanında aynı stresi yaşayan anneme ve ablama , taaaa buralardan yüreği hop oturup hop kalkan babasının yanında olamadığı için vicdan azabı çektiren bana yaşattıklarından ötürü yuh!!! diyorum başka birşey demiyorum.
Etkinlik
İşte yeni etkinliğimiz.İlham kaynağım var tabiki.O kadar yaratıcı değilim malesef.İki katlı otopark :) evde 3 rulo vardı kolonlar eksik oldu , ama olsun Borayı ilk yaptığımız zamanlar eğlendirdi.
Yine Kitap
Aydede çılgını Boraya iki tane Ay kitabı.Memo ve Ay'ın görsellerine bayıldım ben.Öyküler de gayet güzel.Kitap seçimleriniz için hergün bir kitap tanıtan birdolapkitap ı tavsiye ederiz.
Aç Tırtıl'a geç bile kalmışız.Dünyada her iki dakikada bir satılan , 47 dile çevrilip toplam satıı 30 milyonu aşan keyifli farklı bir kitap.
Son kitabımız Uykusuz Bir Gece.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






