26 Şub 2013

Yine Kitap

                                                                     Yky'den :


  1.İyi Geceler Bozi
  2.Küçük Ayının Uzun Yolculuğu
  3.Baykuş ile Çoban Yıldızı
  4.Arkadaşım Papi
  5.Ayıcıkla Farecik'in Maceraları
  6.Kanatlı Kirpiyle Uçan Kaplumbağa
  7.Pirinç Lapası ve Küçük Ejderha
  8.Küçük Fare Bidi
  9.Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor.







Redhouse;




ve İş Kültür ; 




                                                                  Kırçiçeği ; 









24 Şub 2013

27 Aylık Gelişim

  Bizim Bora büyüdü büyüdü ve tam 27 aylık oldu.Şu an büyüdüğünü sarf ettiği sözlerden ve geliştirebildiği hareketlerden kestiriyoruz artık.Bizim minik oğlan artık 12.300 gr ve tam 86cm.El kadar yavru 1 metreye yaklaşıyor.Şaka gibi.....

  Tatilden döndük ve Bora evine zorla geldi.' Anne ben gelmicem , anneanne ve babaannenin evinde kalıcam 'diye tutturdu işte.Çocuk bile istemezken bizi tahmin edebiliyorsunuzdur.
  Şanslıydık ki Alev hanımdan randevu alabildik.Önce doktor notlarından bahsetmek istiyorum.

  *Çiçek ve hepatit A aşısını yaptırdık.

  *Tuvalet eğitimine oturarak kaka yapma operasyonu ile başlayacağız.Bora ayakta  tutunarak yapıyor çünkü.İlk önce lazımlığa bezle oturması kakayı öyle yapması sağlanacak.İstemezse zorlamak yok , dört günde bir teklif edilecek.Bir kaç kere bezle oturarak yaptıktan sonra beze veda edilebilir.Israr yok kabız yada anal fissür olabilir.Erkekler için 30 ayı tamamlamış olmak idealdir.

  *Korku 2 dönemindedir.Sebepsiz korkabilir , geceleri ağlayıp konuşabilir.Bunun yanında hırçınlık başroldedir.Hırçınlığa 3 şey sebep olur.
  1-Neden kuralı siz koyuyorsunuz?
  2-Neden size muhtacım?
  3-İçimde bir sıkıntı var , nedenini bende bilmiyorum.
  Bu dönem mini ergenlik dönemidir.2-4 yaş diye sınırlandırılsada uzun yada daha kısa sürebilir.
  Çözüm:
  -Enerjisini derarj edin.Uzun yürüyüşler , park , dans , basketbol gibi yorucu aktiviteler deneyin.
  -Ona abi deyin.Sadece olumlu özelliklerde bunu kullanın.' Aaa abiler hiç öyle yapar mı? ' diye eleştirilerde değil ; ' Abi olduğun için daha güzel resim yapıyorsun ' gibi.
  -Boyunu uzatın!Sizi ondan ayıran tek şey boyunuz.Sizde sadece boyunuzu kıskanır.Bu yüzden mutfak tezgahı gibi yüksek yerlere çıkarın.
  -Sizi model aldığından yanındayken tüm olumsuz davranışlardan kaçının.
  -Kendi dediklerini yapmasına izin verin.Uygun olmayanları reddetmeyin.Uyarın ve kararı ona bırakın.
' Evet ordan atlamak istiyorsun ama düşebilirsin , yinede sen bilirsin ' gibi.
  -Bolca iş yaptırın.Sofra kurarken , alışveriş poşetlerini taşırken , çöpü çıkarırken...her işe dahil edin. ' sen olmasan bu işin üstesinden gelemezdim ' gibi ona muhtaç cümleler kurun.

* Baba onun için güç -güven - cinsel moddur.Bu yüzden anneye ne kadar düşkün olsa da babayla vakit geçirmek önemlidir.Anne geri planda kalıp babayla vakit geçirmesini sağlamalıdır.Bunun için ;
  Uzaktan kumandalı araba yarıştırmak keyifli olabilir.

 *Yalancıdır.Bir şeyi yapmış gibi anlatabilir.Yalan söylediği yüzüne vurulmamalıdır.

 * Haftada 4 tam yumurta,
                 3 gün 3 küçük köfte kadar et,
                 1 gün balık,
                 1-2 gün kuru baklagil,
                 6-7 adet ceviz,
                 7-10 tatlı kaşığı bal-pekmez,
                 7-10 adet kuru kayısı incir,
                 10-15 adet çekirdekli siyah üzüm,
                 10-15 adet dövülmüş fındık yemesi gereklidir.

 *Her gün 1 kibrit kutusu kadar peynir,
                 200-250 ml süt/yoğurt,
                 1-2 dilim ekmek,
                 2-3 çeşit sebzeli yemek,
                 1-2 yemek kaşığı tahıl,
                 en çok 3 adet meyve yerse iyi olur.Doktorumuzun bunları söylemesinin amacı fazla yedirmeye gerek olmadığı aslında.Bu dönemlerde çok yemek obeziteye sebep olabiliyormuş.

 *Renklleri , şekilleri , sayıları , zıt kavramlar , benzerliklerle ilgili kitaplar önerilir.(Boranın bunların hepsini tamamlamış olması çok güzel)

  *Aktiviler olarak uzaktan kumandalı araba , doğayı incelemek için büyüteç , cd player (kendine ait olacak) , bağlantılı 12-16 parça puzzle , tabiki lego  ve mikrofon önerdi doktorumuz.

 *En çokta Boradaki güvensizliği ve yaşıtlarından uzak olmasını konuştuk.Uzun uzun konuştuk.Bu yüzden sormam gereken biçok şeyi unutmuşum yine.Artık müdehale etmeyeceğiz , kendi haline karar verecek.Ya oyun oynayacak yada oradan götürülecek.Eğer ev toplantısı ise oyuncak annenin yanına getirilmeyecek.Uyarıp kendini savunması söylenecek.Bu konudan daha sonra bahsetmek istiyorum :(


   Bora 27.ayında neler yapabiliyor ?

  *Yemeğini canı istediği zaman kendi yiyebiliyor.

  *Merdivenleri artık yardımsız inip çıkabiliyor.(Acelemiz varsa reddediyor ısrar edersem o merdivenleri tamamen inip kendi çıkıyor.)

  *Sabah 8 gibi uyanıyor , öğlen 1:30 gibi uyuyup 14:30 - 15:30 gibi uyanıyor.Gece ise 23:00 ı buluyor.En kötüsü akşam uykusu oldu.Uyumak istemiyor çocuk..

  *Diğer mevzu bu geç yatan çocuğun uyandığı bir ara bizim yanımıza gelmek istiyor.Alıyorum.Sabaha kadar kuduruyor ve uykusuz ebeveynler.Valla seviyorum bir taraftanda.Doğduğundan beri onu bırak bunu bırak.Bez ile bu mevzudan şikayetçi olsam da esnek davranıyorum.Tadını çıkarayım az anneliğin.Kural kural sıkıldım artık.

  *Aşure ve kabak tatlısına ağzını sürmemekle beraber , bu aralar ıspanak , portakal ve mandalina yemiyor ; ıhlamur içmiyor.

  *En arka azılar hariç diğer dişler tamamdır.Sorun yok hepsi inci gibi.

  * S de sorun vardı onu da çıkarıyor artık.Kelimelerde ve seslerde hiç ama hiç sorun yok şükür.Her derdini anlatıyor , konuşma da tamamdır.

  *Müzik tutkusundan vazgeçiyor.Dansa ara verdi , şarkı ise kendi kendineyken söylüyor , pek öğrenmek istemiyor gibi.

  *Dışarıya karşı iyice güvensizleşti.Yabancılara bağırıp çağırıp ,tersleyip kaçıyor.O eski gülücükler saçıp kendini sevdirmeye yırtınan oğlanın yerini bir yabi aldı.Buda geçer.

  *Bora şöyledir diye genellemeler yapmıyorum.Bir yaptığını bazen bir daha yapmıyor.Bir gün dışarıdakileri yabancılarken , ertesi gün selam verip gülüşüyor.Bu sendrom enteresan cidden.Ben ne yapıyorum ayyy bu çocuk niye böyle diye üzülmüyorum.Slogan şu : Bu da GEÇER !

 *İşi gücü soru sormak.Ölüyoruz artık.İtiraf ediyorum bazen tv açıyorum izlesin dalsında keyif yapayım  , başlıyor anne nolmuş , anne ne dedi , anne nereye gitmiş......Oğlum bak baban burda bir kerede ona sor.Bir soruyor , iki soruyor ağzı alışmış 3 yine bana dönüyor :)

  *Konak hala devam ediyor.Doktora gittik ve bu durumun uzun sürebileceğini , bünyenin yaptığını söyledi.Babe konak şampuanına geri döndük ve saçları kestirdik.İkinci traş başarıyla sonuçlandı.

  *Biraz kurnazlık var yine de durum çok vahim değil.İstediği birşeyi farklı yollarla elde edebiliyor.Örneğin ; Anne aypeti verirmisin sana bişey bakıcam ; yada baba sana sakız vereyimmi? gibi gibi...

  *Oyuncaklardan çok oyun oynamak istiyor bu aralar.sürekli bi hayvan oluyoruz , daldan dala konuyoruz , itfaiye yada başka bir araç olup ses çıkarıyoruz , saklambaç oynuyoruz , suyla oynuyoruz....Fakat sürekli oyunu Bora kuruyor , bizi o yönlendiriyor.Artık karşı gelmeye yada bazen ou reddetmeye başladım.Bir taraftan üzülüyorum sıkılıyor bizimle oynasın vakit geçirsin diye , ee bir taraftan yaşıtları varken yine bizi tercih ediyor ve herkesi biz gibi yönlendirecek sanıyor.Bu işler karışık işler.Doğru sandığın yanlış olabiliyor bazen.

  *Resim çok seviyor.Kağıt duvar dolap heryer boya içerisinde şu anda.

  * Sürekli bir karşı gelme tersleme durumu var.Ben yapıcam ben edicem.Bakma gelme öpme söyleme....

  *Herşeye ağladığını unutmuşum.Herşeye hemen ağlayıverir.Yok öyle dediğini yaptırmak için değil.Canı tatlıdır az düşse bitti.Ağlar ağlar ağlar...

  *Küsmelerde başladı canım.Totoyu diker kafayı saklar.Oflaya ahlaya küser.

  *Deli gibi kitap okutur , ezberler birde o anlatır.Çok sever kitaplarını.Yeni kitaplarda aldık oğluma.

 Biz ne kadar sakin ve anlayışlıysak Bora  daha çabuk sakinleşiyor.Nabza göre şerbet.Onu tanımak yönlendirmek için yeterli.Her çocuk ayrı bir birey.Evet belki şu an yaşıtları tarafında eziliyor.Ama kendini korumayı öğrenebilir.Bu yanlış öğrendiği bir davranışı değiştirmekten daha kolay.Kuralcı Borada.Sıra beklemeyi , izin almayı biliyor.Bilmeyenlerede kızıp ağlıyor.Dünyayı değiştiremeyecek belki ama çocuk yetiştirmek çok hassas bir konu bence , özelliklede erkek çocuklarını.Yapmakdıklarının %10 nu yapsa aileler ülke bir tık seviye atlar.Niye girdiysem bu konulara yine....




     

26 Oca 2013

Yol Muhabbetleri

  -Anne ben araba sürmücem.
  -Sürmezsin zaten oğlum. Arabayı anneler sürer , babalar sürer....
  -Anneler sürmez!
  -Sürer.
  -Sürmez!
  -Sürer.
  -Krem değil anne o araba !
   ....………………………………

   Üzerinde elma resmi olan bir otobüs var önümüzde.
  -Anne o ne otobüsü?
  -Amasya otobüsü annecim.
  -Amasya otobüsü ne taşır?
  -Yolcu taşır annem.
  -Iıh yolcu taşımaz , elma taşır....

25 Oca 2013

Bir Dönem Daha Gitti

  Vay be koskoca kış dönemini bitirdik valla.Gerçi ben şu 6 günlük kar tatilinden sonra moddaydım zaten.Miskinliğim başlamıştı.Yarın karne veriyoruz.Emin olun ne alacak olanlarda heyecan var bu sene nede bende.Bi garip çocuklar bu sene , verimsiz.4.sınıf olmak zormuş.Zaten takdir teşekkürde yok!(bugün çok üzüldüler günlerdir hiç yapamadıkları bölmeleriyle hesap yapıyorlarda)

  Valizler hazırlandı.Öyle zorki.Boraya ne alsak ne lazımdır onu da alsammıyla bagajı doldurdum yine.Gelirken birde aldıklarımız olacak.Ben yine iğne üstünde geleceğim onca yolu.Bir gün zengin olursam şöyle ferah bir araba birde ferah bir ev alacağım!

  Neyse planlarla beraber karmaşalık var içimde.Evet seviniyorsun.Çünkü sevdiklerinle olmak , şehirde olmak , istek ve ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilmek çok hoş-ta....bunları başka evlerde çok şey düşünerek alamancılar gibi olmak zor işte.Emrah bugün soruyor *alışmadın mı daha ?diye ama gittikçe zorlaşıyor sanki.

  İlk hedef Borayı bol bol gezdirmek.Daha sonra bahsedeceğim sanki içine kapanık mı- sakinmi kestiremedim.Yaşıtlarıyla olabileceği mekanlara götüreceğim.Bildiniz kış dolayısıyla avmler.Bora gezerken ben köyden indim şehre şöööle bi süzeceğim insanları.Alışmam kısa sürecek.Sonra eyyy be Ankara bi bizi mi sığdıramadın diye hayıflanacak *Emrah biz de yaşıyomuyuz diyeceğim?Herşeyi almak isteyecek , herşeyden yemek isteyeceğim.Arkadaşlarımı görecek ailelerimize vakit ayıracağım akşam yürüyüşlerne çıkacağım , marketlerde boş boş gezeceğim .İşte bunları 13 günde yapmam gerek.

  Az önce aldığımız bilgilere göre bakan değişmiş yine.9 yıllık meslek hayatımın 5. bakanı.Ne değişir bilmem! bizim yaza tayinimizin çıkmasını isterim o kadar.Uzun bir tatile çıkıyorum.Beni özleyin anacımmm.....

23 Oca 2013

Yarık Damak

  Dünden beri gözümü açıp kapadığımda hep bir fotoğraf aklımda.Dilimde , gönlümde dua ile.Blog sayesinde tanıştığım 3B ile Ege den sonra şimdi arkadaşımın kızı ve daha 15 günlük Ö.F. ve en yaşlı yarık damak hastası olan ablamız.Kendimce birşeyler yapmak istiyorum ama çaresizliğimi atamıyorum üzerimden.Bilmediğiniz kadar fazla sayısı.Başa gelince farkediyor insan , bakıyorki ne kadar çok.

  Bana yerşeyi sil baştan yaşatan Ö.F oldu bugün.Diğerlerinden farkı dudak yarığınında olması.Ailesi endişeyle onu sağlığına kavuşturma telaşında.Bense yaşadıklarımı paylaşıyorum sadece.Amacım yol göstermek yada akıl vernek değil.Elimden bu geliyor sadece.

  Okulda O. adında bir çocuk var.O. da yarık damak ve küçük dili yok.Çocuk konuşamıyor.Zamanında para toplamışlar ameliyatı için ve babası kumarda kaybetmiş.Şimdilerde damak ameliyatı ücretsiz ancak düşünün kim ilgilenecek bu çocukla.Diğer taraftan 21'inde genç kız.Konuşamıyor , yiyemiyor.Ama ilgilenecek bir ailesi olmamış yazık.Ben tutunayım diyorum.İzindi işlemdi yetemiyorum.

  Evet üç değil beş çocuk yapın.Hazır bez kullanın ve emzirin bedavaya.Asla sevmeyin , eğitimini düşünmeyin , ona gelecek vadetmeyin , hele sağlığını hiç düşünmeyin.Kendi hayatınızı bilinçsizce tüketirken bu halkaya beş tane daha ekleyin.

  Duygusallaştıkça saçmalıyorum belli.Dileğim tüm hasta yavruların bir an önce sağlığına kavuşması.Allah kimseyi evladıyla sınamasın , dermansız dertler vermesin.Şu kandil gününde dualarım tüm miniklerle ve onların ailesiyle.Sağlıcakla kalın ve duanızı esirgemeyin...

Hediyem Olsun

     Hikaye Sivas'ın bağrından kopup Ankaraya taşındığımız yılda başlıyor.Lise dönemine geçmiş,saygıyı ve çalışkanlığı itibar bilmiş , elini sallasan tanıdığın birini görüpte yadırganırım korkusuyla büyümüşken ; çetelerin , sigara içmeyi maharet bilenlerin , sağcı ve solcuların , kimlik milliyetçilerinin , markaların  kısacası tanımadığım gençliğin içine düşmüştüm.Günlerce ağladım ben okula gitmeyeceğim diye.Garip anam çilekeş anam çok uğraştı benle.Taaa ki Tuba ve Zeynep benim elimden tutupta şehri bana öğretene kadar.

      Evet biz üç kişiydik.Yusuf Hayaloğu'nun şiirindeki gibi.Zeynep , Tuba ve ben.O kadar hakları varki üstümde ne yapsam ödeyemem.Hala görüşürüz.Birimiz Kanada'da birimiz Urfa'da ben buralarda işte.Ama öyle dostlukki bu gerçekten tarifi imkansız.İlk göz ağrısı gibi.Üniversitede bile beraberdik Tubayla.Şimdi herkes kendi yolunda.

     Bu benim ikinci gurbetim.Gurbeti ben memleketten uzak yer saymıyorum.Yokluk benim için gurbet.Fiziki yokluğun dışında manevi tatminsizlik.Evet biz bu gurbete de üç kişi başladık.Yine Zeynep  , yine Tuba ve yine ben.Tesadüf bu işte.Hayatımın dönüm noktalarında hep aynı isimler.Hayatıma anlam katan , hayatımı paylaşan ve en önemlisi bende yer kaplayan.Şimdi Zeynep kurtardı kendini buralardan , biz kaldık Tubayla.

    Tuba içindir bu yazı.Doğum günü süprizi beklemiş benden.Çıtlatmıştım ona hediye blog yazısı diye.Baktım hevesle bekler Tubayı anlatacağım size bu sefer...

    Daha bilmem kaçında.Hesabıma göre ben üniversitedeyken o ortaokula gidiyormuş.İşte gurbet sizi çocuklarla arkadaş olmak zorunda bırakıyor.O da Van'dan sonra düşmüş buralara.İkimizde doğu görmüşüz , yokluk görmüşüz , küçük yerde büyümüşüz...Çok ortak yönümüz ama  farklı bakışımız da var zamana.

   En başında dedim ya gurbetin arkadaşlığı başkadır.Aile oluverirsin.Onu hayatının bir parçası olarak taşırsın.Kardeşin olmuş , komşun olmuş , arkadaşın olmuş...farketmez.Çünkü sığınmak zorundasındır.Her ne kadar evli çocuklu olursan ol.İhtiyaçtır paylaşmak.İşte Tuba bana dört senedir yoldaş.İlk gördüğümde yeni atanmış tanımıyorum bile geçmiş olsuna gelmişti.Komşum oldu sonra.Ben o aralar hayatımın şokunu yaşamış sorunlu bir dönemdeyim.Canlarım sağolsun hep yanımdaydılar.

   Hayatımda tanıdığım ve büyük ihtimallede tanıyacağım en iyi niyetli insan.Bir günde birini çekiştir , bişeyden şikayet et.Yok!Hep başkalarının yanlışını bişeye bağlar , affeder hatta düşünmez bile.Yaşı küçük ama çok şey öğrendim ondan.Ben öyle çekilir olmuyorum çoğu zaman.Karışıp duruyorum herşeyine.Hiç ses etmez garibim öyle idare eder beni işte.


   Organik şifacıdır kendisi.İlaca karşı beslemede titiz.Mesela Boranın kakasında bişeylermi  farkettim.Ararım hemen Tuba bi gelsene bu ne anlamadım diye.Bakar inceler neticeyi sunar gider.Bu arada 2 ay arayla doğum yaptık.Gebelik süresince beraberdik.Ayyy ne günlerdi.Konuşur dururduk,doğum hamilelik bilmem ne.Millet kaçardı bizden.Söylemeden edemeyeceğim hamileyken ben sınıfta , Tubada öğretmenler odasındaki koltukta uyuyakalmıştık.Şimdi kız oğlumun , kendi de benim vazgeçilmezim.


  Yerinde duramayan , meraklı , dikkatli , tıka basa yiyipte kilo almayan , yeni yeni çöpçatanlığa soyunan , kelime literatürü enteresan , en meşhur ilaçları ıhlamur ve sirke olan , hastalandığımda oğluma bakan , bana kardeş oğluma teyze , sırdaşım , eğlencem , ağlama duvarım Tuba.İyiki doğdun.Bu basittir ama içten söylüyorum iyiki varsın , iyiki tanımışım seni.Umarım bu sene beraber gideriz , arkanda komazsın Zeynep gibi...

  ve umarım sizin hayatınızda da bir Tuba vardır...............................

 

12 Oca 2013

Ortaya Karışık

  Evet uzun zamandır yazamıyorum.Yazacak bişey olmadığından değil tam tersi ne yazayım diye konsantre olamadığımdan.Zaten bir koşturmaca var şu ufacık dünyamızda.Hiçbirşey yetişmiyor sığmıyor zamana.

En büyüğü sanırım E.nin okulunun bitmesi nihayet.Bende bittim valla.İki senedir git-gel.Maddi manevi çöküntüdeyiz.Birde şu proje mevzusu çok zaman aldı.Vakit geçiremedik doğru dürüst.Neyse bitiyor işte bu hafta son inşallah.Projesini bana adayan adam seviyorum seni!!!


Boracıkta iyi işte.Tepinip duruyor.Nezle oldu yine.Bitkisel yolla başlayan tedavime sümük renginin değişmesi ve öksürüğün başlamasıyla ilaç yoluyla devam etmekteyim.Tuvalet eğitimine başladık bir ara.Sonra baktım hazır değiliz ve malum adı şubat olupta şubatla alkası olmayan tatil geliyor, tatil dönüşüne erteledik.Aldığımız yol sadece lazımlığa oturmak oldu.Oturmayı reddediyordu çünkü adam banyoya çöküp işemeye allıştı.Neyseki arkadaşı Fatmanın tuvalet eğitimi etkisi lazımlığa oturttu Borayı.Bu arada şu yazıyı okumanızı isterim.Tuvalet Eğitimi İN Tuvalet İletişimi OUT!
4 gündür tatiliz bu arada.Öyle bir kar varki anlatamam.Tabi tatilin ilk iki günü elektiriksizdi.Şimdilerde ise gidip gelmekte.Hiçbişey yapmadım yedim-içtim-yattım-film seyrettim ve tabiki cücüğümle vakit geçirdim.Geçen yıl karı ellemek ve basmak istemeyen Bora bu sene aştı resmen.Yattı kalktı...elleri üşüyünce de eve gidelim elim üşüdü diye tutturdu.(bu arada artık ellerimizi yıkayacağımız sıcak suyumuz var.Bizde termosifonlananlardan olduk.Şimdiye kadar niye akıl edemediysek.Thank you Selda )

Bu arada babamın ameliyatından sonra dayanamayıp Ankaraya gittik.Şükür iyi kendisi , gördük rahatladık.Boracıkta çok eğlendi.Çok mutlu oluyor nenelerle dedelerle amcalarla teyzelerle.Gerçekten o bile anlıyor bence.Almam diyordum ama yine birşeyler buldum Boraya.Oyuncak demek istemiyorum bana göre hepsi aktivite.Unutmadan Ankaralı anneler Gordion'a SMYK açılmış uğrayın derim.Oradan ;




Bunları aldık.Bora sayılara bayıldı çok eğlendi.Sek sek oynuyoruz ,tünel yapıyoruz ,arabalara yol yapıyoruz , içinde sayılar çıkıp takılıyo onları takıyoruz....yazpıyoruz işte çok şey.

Bunlarda Elc tabiki mothercare den aldıklarımız.


 Yine blog sayesinde tanıştığım yarık damaklı E. ameliyat oldu ve şükür sağlığı iyiymiş.Tabi ben akıllısı unutmuşum.Daha doğrusu babamın ameliyat günüyle aynıydı.Malum bende karışıktım işte.Derken elektiriklerin olmadığı bir akşam tel çaldı ve üniversirteden bir arkadaş.Diğer arkadaş doğum yapmış  , malesef kızı yarık damakmış.Nette Ankarada doktor araştırırken beni bulmuş ,ama ben olduğumu bilmeden ;sonra beni ve E.yi tanıyınca görüşmek istemiş.Uzun uzun konuştuk.O da Figen hanıma gidecek.(Bu arada pazartesi arayacaktım unuttum işte!)İnşallah kısa zamanda sağlığına kavuşur kuzucuk.

Şimdilik bu kadar sevgili günlük.Kendimi yarın gelecek olan sevdiğime sobanın borularını temizleyerek süpriz yapmak istiyorum.Öyle ya benim için ilk onun için biraz rahatlık olsun.Ne o?Süprizimi beğenmedin mi?